GEBELİK PSİKOLOJİSİ

Gebe kalmış her kadında belirgin psikolojik değişiklikler yaşanır.

  • Psikolojik açıdan sağlıklı pek çok kadın için gebe kalmak bir tür “kendini gerçekleştirme” aracıdır. Böylesi pek çoğu gebeliği temel bir gereksinimi karşılayan yaratıcı bir eylem olarak tanımlar.
  • Çoğu kadın için gebe olmak kendi kadınlıkları hakkındaki endişelerin giderildiği bir tür kanıt olmaktadır.
  • Bazı kadınlarsa gebeliği negatif bir durum gibi değerlendirmekte, doğum yapmaktan, çocuk büyütmekten korkmakta veya kendilerini annelik için uygun kişiler olarak görememektedirler.
  • Kadınların gebeliğe karşı tutumları gebeliğin planlı olup olmamasına, bebeğin istenen bir bebek olup olmamasına, üreme konusundaki inanış, düşünce ve duygularına göre farklılaşır.
  • Kadının kendilik algısı, yaşı, bebeğinin babası ile ilişkisi de anne olmaya dair tepkilerini etkiler.
  • Doğacak bebek, annenin korku ve umutlarını yansıtan boş bir sinema perdesi gibidir. Bazı nadir durumlarda gebe bebeği için kendi nefret ettiği parçası olarak görebilir ve ondan kurtulmak ister.
  • Gebenin kendi annesi veya anne rol modeli ile ilişkisi, anne olmaya dair tutum ve başarılarını etkiler. Eğer bu ilişki bağı iyi değilse annelik sorumluluğu duygusu eksik kalabilir. Gebe bebeğinin hem doğumundan önce hem de doğumdan sonra güvensizlik yaşayabilir. Bilinçdışı korku ve fanteziler gelişebilir.
  • Bu sebeplerle gebenin hem kendi annesi ile sağlıklı ilişki bağı hem de kendi gelişimlerinin erken dönemlerinde anneden sağlıklı ayrılmayı yaşamış olmaları (ayrışabilmeleri) önemlidir. Sağlıklı ve ayrı bir kimlik geliştirebilmiş olma deneyimi ileri dönemde annelik başarısını da son derece olumlu biçimde etkileyecektir.
  • Tüm bunlara rağmen, doğal olarak çocuk doğurmak kadın için canlı bir yaşam orataya çıkarmak ve o varlığı büyütmekle ilgili bütün gereksinimlerini karşılayan olağan üstü bir deneyimdir.
Close cart
Ara Toplam:  0,00