Yalnızlık

Yalnızlık sadece kişilerarası etkileşimin kesildiği ve kişinin izole kaldığı bir durum değil, anlamlı sosyal ilişkilerin yokluğundan kaynaklanan bir tür üzüntü duygusudur.

Yalnızlık öznel bir duygudur ve diğer insanların fiziksel veya miktarsal varlığı ile ilişkisiz bir biçimde deney imlenebilir.

Ne ölçüde yalnızız?

Yapılan araştırmalar ve istatistiksel veriler “yalnızlığımızın” son birkaç on yılda giderek artmakta olduğunu göstermektedir. Amerika Birleşik Devletlerinde yalnızlık oranının geçtiğimiz yirmi yılda iki katına çıktığı iddia ediliyor. Amerikalıların % 40’ının kendilerini “yalnız” ve %20 sinin kaynağı yalnızlık ve acı olan “kronik mutsuz” olarak –yaklaşık 60 milyon kişi- ifade ettikleri anket çalışmaları son derece dikkat çekici ve diğer ülkeler gibi ülkemizde de benzer sonuçların çıkabilmesi endişe vericidir.

Birlikteyken ayrı yaşayanlar

Bu nasıl bir paradokstur ki, birliktelik, aidatlık, sevgi ve güvenlik adına başlayan duygusal ilişkiler ve ilişkilerin resmileştirildiği romantik seçimler-evlilikler- içinde bile çoğu kişi hala kendini yalnız hissetmektedir.

Yalnızlıktan korkuyorsanız evlenmeyin”

-Anton Chekhov-

Yalnızlığın neden olduğu hasarlar

Sağlığımız üzerinde de çok büyük etkileri olan ve bir yoksunluk durumu olarak da ifade edilebileceğimiz yalnızlık, sigara kullanımı ve kullanılan miktarın artışından, alkolizme, obeziteden, uyku bozukluklarına, oradan depresyon ve kaygı bozukluklarına uzanan, hatta kişiyi intihara kadar sürükleyebilecek bir yaşam dramıdır.

Kalabalıklar içinde yalnız kalmamak ve anlamlı ilişkilere yatırım yapıp, tatmin edici karşılıklar almak dileğiyle…

Sağlıklı ve mutlu kalın.

Close cart
Ara Toplam:  0,00