WECHSLER ZEKA TESTLERİ

Zekâ Testleri

WISC-R vs WISC-IV

Zekânın ölçme ve değerlendirilmesinde pek çok test ve ölçüm aracı kullanılmaktadır.

Ülkemizde yakın zamana kadar yaygın olarak kullanılan ve en bilinen IQ – zekâ testlerinden biri WISC–R (Wechsler çocuklar için zeka testi) idi. Ancak 80 yıllara uyumlu ve o yılların çocuklarının yaş ve beceri normlarına göre geliştirilmiş olan WISC-R artık günümüz çocuklarını değerlendirebilmekte geçerliğini yitirmiştir.

Bu nedenle, çağın gereği olarak güncellenmiş haliyle (WISC-IV) (Wechsler çocuklar için zekâ testi – IV) bilişsel ve zihinsel değerlendirme de ilk sıradaki zekâ testi olarak yerini almıştır. Türkiye’nin WISC-R’ dan aradaki aşamaları atlayarak WISC-IV’e geçişi mecburi bir değişim olmuştur.

Dolayısı ile ve nihayetinde, WISC-IV ün bilimsel ve ticari telif hakları Türk Psikologlar Derneği tarafından 2008 yılında alınmıştır. 2008-2011 tarihleri arasında da 107K493 ve 109K533 projeleri kapsamında TÜBİTAK destekli olarak, Öktem ve arkadaşları tarafından Türkiye uyarlaması yapılmış ve standardizasyonu tamamlanmıştır.

Geliştirilen bu yeni ölçüm aracı yani söz konusu WISC-IV olduğunda, bu test, sadece bir gözden geçirme ya da norm yenileme değil, bunun çok ötesindedir. Öyle ki WISC-IV, Türkiye’de en çok adı bilinen ve yaygın olarak kullanılan WISC-R’dan hem yorumlaması hem de yapısı bakımından çok önemli farklılıklar göstermektedir.

Örneğin WISC – IV yeni yapısıyla eski sürümlerine göre daha fazla nöropsikolojik özellikler içermektedir.

DEHAB veya ÖÖG den şüpheli çocukları değerlendirirken, bu çocukların güçlü ve güçsüz bilişsel alanlarını değerlendirip doğru tanıya ulaşmak ve bireysel eğitim ya da tedavi planlamak adına çok değerli bilgiler sunmaktadır.

Keza özellikle üstün yetenekleri olan çocukların belirlenmesinde değerli bir ölçüm aracıdır.

Aynı zamanda bu güncel değişim klinik psikoloji, psikiyatri ve nöroloji gibi uygulamalı bilim alanlarının ihtiyaç duydukları detaylı ve kuramsal temele dayalı yorumlamalara yine çok daha fazla veri sunabilmektedir. Bir başka ifadeyle, zekâ testleri giderek tamamen klinik örnekleme yönelik değerlendirme araçlarına dönüşmüştür.

Böylelikle çocuğa ilişkin daha kapsamlı bilişsel haritalar çıkarılabilmektedir. Ayrıca iyi korunan telif kuralları olan WISC-IV’le birlikte, daha yeni ve zengin bir yaklaşım ve daha gelişmiş bir klinisyen – psikometrist modeli de alana girmiş durumdadır.

Sonuç olarak, WISC-IV’ ün Türkiye’de de uygulama alanına girmesi, ülkemizde uzun zamandır ertelenen ve nihayet gerçekleştirilen çok önemli bir kazanımdır.

Yasemin KULAÇ

Klinik Psikolog

Zekânın ölçme ve değerlendirilmesinde pek çok test ve ölçüm aracı kullanılmaktadır.

Ülkemizde yakın zamana kadar yaygın olarak kullanılan ve en bilinen IQ – zekâ testlerinden biri WISC–R (Wechsler çocuklar için zeka testi) idi. Ancak 80 yıllara uyumlu ve o yılların çocuklarının yaş ve beceri normlarına göre geliştirilmiş olan WISC-R artık günümüz çocuklarını değerlendirebilmekte geçerliğini yitirmiştir.

Bu nedenle, çağın gereği olarak güncellenmiş haliyle (WISC-IV) (Wechsler çocuklar için zekâ testi – IV) bilişsel ve zihinsel değerlendirme de ilk sıradaki zekâ testi olarak yerini almıştır. Türkiye’nin WISC-R’ dan aradaki aşamaları atlayarak WISC-IV’e geçişi mecburi bir değişim olmuştur.

Dolayısı ile ve nihayetinde, WISC-IV ün bilimsel ve ticari telif hakları Türk Psikologlar Derneği tarafından 2008 yılında alınmıştır. 2008-2011 tarihleri arasında da 107K493 ve 109K533 projeleri kapsamında TÜBİTAK destekli olarak, Öktem ve arkadaşları tarafından Türkiye uyarlaması yapılmış ve standardizasyonu tamamlanmıştır.

Geliştirilen bu yeni ölçüm aracı yani söz konusu WISC-IV olduğunda, bu test, sadece bir gözden geçirme ya da norm yenileme değil, bunun çok ötesindedir. Öyle ki WISC-IV, Türkiye’de en çok adı bilinen ve yaygın olarak kullanılan WISC-R’dan hem yorumlaması hem de yapısı bakımından çok önemli farklılıklar göstermektedir.

Örneğin WISC – IV yeni yapısıyla eski sürümlerine göre daha fazla nöropsikolojik özellikler içermektedir.

DEHAB veya ÖÖG den şüpheli çocukları değerlendirirken, bu çocukların güçlü ve güçsüz bilişsel alanlarını değerlendirip doğru tanıya ulaşmak ve bireysel eğitim ya da tedavi planlamak adına çok değerli bilgiler sunmaktadır.

Keza özellikle üstün yetenekleri olan çocukların belirlenmesinde değerli bir ölçüm aracıdır.

Aynı zamanda bu güncel değişim klinik psikoloji, psikiyatri ve nöroloji gibi uygulamalı bilim alanlarının ihtiyaç duydukları detaylı ve kuramsal temele dayalı yorumlamalara yine çok daha fazla veri sunabilmektedir. Bir başka ifadeyle, zekâ testleri giderek tamamen klinik örnekleme yönelik değerlendirme araçlarına dönüşmüştür.

Böylelikle çocuğa ilişkin daha kapsamlı bilişsel haritalar çıkarılabilmektedir. Ayrıca iyi korunan telif kuralları olan WISC-IV’le birlikte, daha yeni ve zengin bir yaklaşım ve daha gelişmiş bir klinisyen – psikometrist modeli de alana girmiş durumdadır.

Sonuç olarak, WISC-IV’ ün Türkiye’de de uygulama alanına girmesi, ülkemizde uzun zamandır ertelenen ve nihayet gerçekleştirilen çok önemli bir kazanımdır.

Yasemin KULAÇ

Klinik Psikolog

Close cart
Ara Toplam:  0,00