Şiddet ve Saldırganlık

Akran Zorbalığı

Günümüzde ve ne yazık ki ülkemizde giderek yaygınlaşan ve gündemin en vahim konusu haline gelen şiddet ve saldırganlık, tarih dönemleri boyunca en ilkel topluluklardan, en çağdaş toplumlara varıncaya kadar dünyanın her yerinde kendini göstermektedir.

Saldırganlık türlerinden biri olan zorbalık ise, eğitim sistemi içinde ve okullarda akran zorbalığı biçiminde karşımıza çıkmaktadır.

Akran zorbalığı, birtakım öğrencilerin, kendilerinden daha güçsüz gördükleri öğrencileri, sürekli ve kasıtlı şekilde taciz etmesiyle sürüp giden ve taciz edilenin/kurbanın kendisini koruyamayacak halde olduğu bir saldırganlık türü şeklinde tanımlanabilir.

Zorbalık, hem zorbaları, hem de kurbanları olumsuz etkilemektedir.

Araştırmalar akran zorbalığının, çocukların sağlıklı gelişimine yönelik önemli bir tehdit oluşturduğunu ve çocuklar üzerindeki psikolojik ve sosyolojik etkisinin yetişkinliğe de taşınabildiğini göstermektedir.

Fiziksel zorbalık, sözel zorbalık, dışlama-yalnızlaştırma, söylenti çıkarıp yayma ve bireyin mal ve eşyalarına zarar verme şekillerinde sergilenen akran zorbalığı, kronik olarak zorbalığa uğrayan bireyde fiziksel yaralanma ve incinme, okul fobisi, akademik başarıda düşüş, kızgınlık, çaresizlik, değersizlik duyguları ve mutsuzluk ile kaygı ve depresyon gibi sorunlar şeklinde sonuçlanabilir. Bu çocuklar akranlarına göre son derece olumsuz bir benlik kavramı geliştirebilirler.

Zorbalık Davranışının Nedenleri:

  • Erken çocukluk döneminde çocuğun ilk bakıcısının, çocuğa yönelik duygusal tutumunun ilgi ve sıcaklıktan yoksun olması. Bu tutum çocuğun ileride saldırgan olması ve diğer bireylere karşı nefret duyguları içerisinde olması yönündeki riskleri arttırmaktadır.
  • Çocukluktaki sevgi ve bakımın çok az ve yetersiz oluşu, buna karşılık çocuğa tanınan çok fazla özgürlük yani çocuğun akranlarına, kardeşlerine ya da yetişkinlere yönelik saldırgan tepkilerine sınır konulmaması çocukta saldırgan tepki örüntüsünün gelişimine güçlü katkılar sağlar.
  • Ebeveynlerin güce dayalı disiplin tekniklerini (fiziksel cezalandırma, şiddet uygulama, duygusal patlamalar vb.) kullanması üçüncü önemli faktördür. Bu bulgu “şiddet, şiddete yol açar” görüşünü desteklemektedir. Bu nedenle, açık ve net kurallar koymak, ancak fiziksel ceza ve benzeri disiplin yöntemlerinden kaçınmak çok önemlidir.
  • Bir diğer faktör ise, çocuğun mizacıdır. Çocuğun aktif ve çabuk öfkelenen bir mizaca sahip olması, sakin ve sıradan bir yapıya sahip olan çocuğa göre ileride daha saldırgan olma olasılığını arttırmaktadır.

Kurban Öğrencilerin Özellikleri:

Bu çocuklar içedönük kişilik özellikleri sergilerler, yalnız kalmayı, insanlardan uzakta olmayı tercih ederler. Ayrıca kaygılıdır ve özsaygı düzeyleri de normalden düşüktür.  Sıklıkla akranlarına göre fiziksel anlamda daha zayıf, çelimsiz çocuklardır. Çoğunlukla hiç yakın arkadaşları yoktur ve sosyal anlamda soyutlanmış çocuklardır. Genellikle aşırı koruyucu ebeveynlere sahiptirler ve ebeveynlerine yakın olma, sığınma eğilimindedir. Bu özellikleri onların kurban olmalarına zemin hazırlamaktadır ve zorbalığa maruz kaldıklarında genellikle karşılık vermez, kendilerini de savunamazlar.

Bu nedenle kurban öğrencilerin, kendilerini zorbalar için hedef haline getiren bu özelliklerinin farkına vararak, zorbalıkla baş etme stratejilerine sahip olmaları sağlanmalıdır. Zorbalığa maruz kaldıklarında doğru davranışlar sergileme ve kurbanlıktan kurtulabilmesi için uygun stratejiler öğrenmeleri için eğitilmeleri gerekmektedir.

Akran Zorbalığı ve Baş Etme Stratejileri:

Zorbalığın önlenmesine yönelik yaklaşımlar değerlendirme, önleme ve müdahaleyi içerecek şekilde çok geniş kapsamlı olmalıdır.

Bu amaçla geliştirilen bazı programlar sadece zorba ya da sadece kurban üzerinde odaklanırken; diğer bazı programlar ise, sistematik bir yaklaşımla zorbalık davranışını çok boyutlu olarak ele almaktadır.

Okullarda yaşanan akran zorbalığı davranışlarının önlenebilmesi için okul rehberlik servisi tarafından, okuldaki tüm personel, veliler ve öğrencilerin de içinde bulunduğu bir ekip çalışmasıyla, tüm ilgililere zorbalık konusunda bilinçlenme eğitimleri verilerek ve etkili bir önleme programı geliştirilerek uygulanması gereklidir.

Zorbalığın önlenmesine yönelik en temel ilkelerden biri; bir yandan sıcak, samimi, pozitif yetişkinlerin katılımının olduğu, diğer taraftan kabul görmeyen davranışların uygun yöntemlerle sınırlandırıldığı bir aile, ev ve okul ortamı yaratmaktır.

Konulan kurallar ve sınırlamalar, düşmanca olmayan bir tarzda olmalı, fiziksel yaptırımlar ya da cezalar uygulanmamalı ve mümkün olduğunca tutarlı olunmalıdır.

Öğrencilerin gerek okul içinde, gerekse okul dışındaki faaliyetleri izlenmeli ve kontrol edilmelidir. Hem okulda, hem de evde yetişkinler en azından bazı yönlerden bir otorite gibi davranmayı başarmalıdır.

Zorbalığın ortadan kaldırılması süreci, çocuğun, ailenin, okulun ve hatta çevrenin içinde olduğu geniş bir işbirliğini gerektirir.

Zorbalık, hem zorbaları, hem de kurbanları olumsuz etkilemektedir.

Ve her iki durumda da yani, zorbalık davranışı yapan ya da kurban olan çocuk için gecikmeden profesyonel destek alınmalıdır.

Add your thoughts

There are no comments, add yours

Close cart
Ara Toplam:  0,00