Öğrenme Bozukluğu

Öğrenme bozukluğu, dinleme, konuşma, okuma- yazma, akıl yürütme ile matematik becerilerin kazanılmasında ve kullanılmasında önemli güçlüklerle kendini gösteren genel bir terim ve bir bozukluk grubudur.

Öğrenme bozukluğu olan çocuklar, zihinsel gelişimleri açısından yaşıtlarıyla aynı düzeyde olmalarına karşın okuma yazma ya da aritmetik gibi alanlardan bir yada bir kaçında bazı güçlükler yaşamakta, bunların yanı sıra okulda, evde, günlük yaşamla ilgili bazı işlevlerde de bir takım farklılıkları, sorunları olabilmektedir.

Aşağıda bu özelliklerin bir listesi bulunmaktadır.

ÖĞRENME BOZUKLUĞUNUN BELİRTİLERİ

Okul Öncesi Dönem:

Özel öğrenme güçlüğünün bazı belirtileri okul öncesi dönemde kendini göstermeye başlar. Ancak bu dönemde tanı konulması güçtür.

  1. Dil gelişimindeki gecikmeler ve konuşma bozukluğu: Konuşmayı öğrenmede, kelimeleri doğru telaffuz etmede güçlük. Kelime dağarcığının yavaş gelişmesi, kelime hazinesinin sığ olması. Anlatımda zorlanma, az konuşma.
  2. Zayıf kavram gelişimi: Büyük-küçük, ince-kalın, alt-üst, iç-dış, önce-sonra gibi kavramları öğrenememe, karıştırma.
  3. Yetersiz motor gelişim: Öz bakım becerilerini öğrenmede güçlük, düğme iliklemeyi öğrenememe, beceriksizlik, sakarlık, çizim ya da kopyalamaya karşı isteksizlik.
  4. Bellek ve dikkat problemleri: Sayıları, alfabeyi, haftanın günlerini öğrenmede güçlük.

İlkokul Dönemi:

  1. Akademik başarı: Bu çocuklar birçok alanda zeki görünmelerine rağmen akademik açıdan başarısızlık yaşarlar. Kimi derslerde başarı yüksekken kimisinde başarı düşüktür. Bu durum aileyi ve öğretmeni şaşkınlığa düşürür.
  2. Okuma becerisi (Disleksi): Disleksisi olan çocuklar 1.sınıfta okumayı yaşıtlarına göre daha zor ve geç öğrenirler. Daha sonraki sınıflarda ise yaşıtlarına göre okuma becerisi daha zayıftır. Harf-ses uyumu gelişmemiştir. Bazı harflerin seslerini öğrenemezler. Harfin sesi ile şeklini birleştiremezler. Sözcükleri hecelerken ya da harflerini ayırırken zorlanırlar. Sınıf düzeyinde bir parçayı okuduğunda anlamakta zorlanırlar. Başkasının okuduklarını daha iyi anlarlar.
  3. Yazma becerisi: sınıfta yazmayı öğrenmede zorlanır ve gecikirler. Bazı harf, sayı ve sözcükleri ters yazar ya da karıştırırlar (soba-sopa, b-d,m-n,2-5,ğ-g). Yaşıtlarına göre el yazısı okunaksız ve çirkindir ve sınıf düzeyine göre daha yavaş yazarlar, yazım ve noktalama hatası yaparlar. Bazı harf ve heceleri atlarlar. Kelimeleri gereksiz parçalara bölerek yazarlar.(ka  lem, ya  pa  bilmek tedir)Tahtadaki yazıyı defterine çekerken ya da öğretmenin söylediğini yazarken zorlanırlar. Düşüncelerini kâğıda dökmekten kaçınırlar. Sözel olarak ifade etmeyi tercih ederler.
  4. Aritmetik beceriler: Aritmetikte sayı kavramını anlamakta güçlük çekerler. Bazı aritmetik sembolleri öğrenmekte zorlanırlar ve karıştırırlar. Sınıf düzeyine göre çarpım tablosunu öğrenmekte geri kalırlar. Dört işlemi yaparken yavaştırlar. Parmaklarını sayar, yanlış yaparlar. Problemi çözüme götürecek işleme karar veremezler. Yaşına uygun problemleri çözerken otomatik cevaplar veremezler. Bazen matematiği zihinden çözerler ama yazmakta güçlük çekerler. Anaokulunu bitirdiğinde ev telefonunu halen ezberleyememişlerdir. Miktar ve para hesabını yapmada zorluk, eldeli hesaplarda başarısızlık, sayma hataları yapma, cetvel, pergel gibi araçları kullanamama, geometrik şekilleri çizememe gibi belirtiler de görülür.
  5. Çalışma alışkanlıkları: Ev ödevlerini yaparken yavaş ve verimsizdirler. Ödevlerini yaparken hep birilerinin yardımına ihtiyaç duyarlar. Çok çabuk sıkılırlar (Özellikle yazarak çalışırken). Çabucak sinirlenebilirler. Öğrenme stratejileri eksiktir.
  6. Organize olma becerileri: Yazarken sayfayı düzgün kullanamaz, yırtar, fazla satır aralıkları bırakırlar. Sayfanın bir kısmını gereksiz yere boş bırakırlar. Zamanını iyi ayarlamakta güçlük çekerler. Zaman kavramı yeterince gelişmediği için ne kadar zamana ihtiyacı olduğunu kestiremezler. Başladığı bir işi zamanında bitirmekte güçlük çekerler. Sorumluluklarını tam olarak yerine getiremezler. Odaları genellikle dağınıktır. Defter, kalem, silgi gibi araçlarını kaybeder.
  7. Oryantasyon-Yönelim becerileri: Alt-üst, ön-arka, sağ-sol gibi kavramları karıştırırlar. Yönlerini bulmakta zorlanırlar. Dün, bugün, önce, sonra gibi zaman kavramını karıştırırlar. Örneğin “Hangi aydayız?” deyince “Perşembe” diyebilirler. Saati öğrenmekte zorluk çekerler.
  8. Sıraya koyma becerisi: Okudukları bir öyküyü anlatırken nereden başlayacağını bilemezler. Sayıları ve harfleri sıraya koymakta güçlük çekerler. Haftanın günleri, ayları karışık sorulduğunda söylemekte güçlük çekerler. Örneğin “ Pazardan sonra hangi gün gelir?” diye sorulduğunda düşünürler hemen cevap veremezler. Sırayla söylenmesi gereken harflerin ve rakamların sırasını karıştırırlar.
  9. Sözel ifade becerileri: Bazı harflerin seslerini doğru olarak telaffuz edemezler (r,ş,j gibi) esprileri anlamakta zorluk çekerler. Sınıfta sözel katılımları azdır. Konuşurken düzgün cümle kuramazlar.
  10. Motor beceriler: Sakardırlar, sık sık düşer, yaralanırlar. İp atlama, top yakalama gibi işlerde yaşıtlarına oranla daha beceriksizdirler. Kaşık kullanma, ayakkabı, kravat bağlamakta zorlanırlar. Yaşıtlarına göre çizgileri ve çizimleri kötü ve dalgalıdır. Harflere şeklini vermekte güçlük çekerler. Okunaksız yazarlar.

Bu belirtilerin hepsinin aynı çocukta bir arada bulunması gerekmez. Her çocuğun kendine özgü bir öğrenme-öğrenme güçlüğü profili vardır

TANI ve TEDAVİ

Öğrenme Bozukluğu genellikle çocukluk döneminde okula başlanan yaşlarda fark edilen bir bozukluktur. Bir hastalık değil daha çok zihinsel süreçlerde bir farklılıktır.

Bazı ailelerde durumu fark edip kabullenme geç ve güç olabilmektedir. Kimi aile sorunu dışarıda görüp, çözümü okul veya öğretmen değiştirmekte aramaktadır. Kimi aile suçluluk, kızgınlık, yetersizlik gibi duygular hissedebilmektedirler. Açıkça ve direkt olarak çocuğa da yansıtılan bu örseleyici duygular ve bu biçim davranışlar çocuk ve ebeveyn ilişkisini de zedelemekle birlikte çocuğu, hatta anne-babayı depresyona dahi sürükleyebilmektedir.

Öğrenme bozukluğunun ortaya çıkma nedeni ne olursa olsun önemli olan ailelerin ve eğitimcilerin sorunun varlığını kabul edip çözüme yönelmesidir. Aksi taktirde tedavide gecikme çocuğun hayatında önemli bir zamanın kaybolması riskini doğurmakta ve çocukta ruhsal zarara yol açmaktadır.

Bu sebeple tanıda ve tedavide gecikmemeniz, eğer sizin çocuğunuzda da gözlemlediğiniz bahsi geçen sorun ve durumlar varsa hemen bir uzman desteğine başvurmanız önerilir.

Öğrenme Bozukluğu tanısı koyma süreci:

  1. Psikiyatrik Değerlendirme: Bu değerlendirme sürecinde bir psikopatoloji olup olmadığı belirlenir.
  2. Nöropsikolojik Test ve Değerlendirme: Bu değerlendirmede bilişsel, akademik, nöropsikolojik işlevler incelenir Bu inceleme sonuçları vakanın hem yetersiz hem de güçlü olduğu alanları ortaya çıkarır, hangi sorunlara psikopedagojik tedavi uygulanacağına karar verilmesini de sağlar. Değerlendirmede anne, babayla, çocukla, okul rehber öğretmeniyle görüşülür. Hangi alanlarda bozukluk olduğunu saptamak amacıyla çeşitli test tekniklerinden yararlanılır. WISC-R zeka testi, Bender-Gestalt Görsel Motor Testi, Frostig Gelişimsel Algı Testi gibi testler başta gelmektedir.
Close cart
Ara Toplam:  0,00