Kekemelik

Kekemelik bir iletişim-konuşma bozukluğudur.

Kekemeliğin temel özelliği, bireyin konuşmasının gerek akıcılık, gerekse zamanlama yönünden yaşına uygun olmayan biçimde bozuk olmasıdır.

Bu bozukluk, seslerin ve hecelerin sık sık yinelenmeleri ve uzatılmaları ile belirlidir. Diğer aksaklıklar ise, ünlemle meler, sözcük kesilmeleri, duyulabilir ya da sessiz bloklar,  söylenemeyen sözcüğün yerine başka bir sözcük söyleme biçiminde dolambaçlı yoldan konuşmalar, konuşma sesleri çıkartma ile ilgili zorluklar, konuşma akıcığındaki bozulmalardır ve bunlar iletişimi bozar.

Küçük çocuklarda kekeleme (hece veya kelimeleri istemsiz olarak tekrar etme) büyümenin normal bir parçasıdır. Küçük çocuklar çoğunlukla kekelediklerinin farkında dahi olmazlar. Genelde 2-5 yaşları arasında olan kekemelik normal olarak karşılanır İki-beş yaş arasındaki çocukların yaklaşık %25’i gelişimin bir aşamasında kekeler. Bu durum herhangi bir anda yaşanabilse de, çoğunlukla çocuğun yorgun, heyecanlı, öfkeli ya da hızlı hareket halinde olduğu zamanlarda daha fazlalaşmaktadır.

Konuşma bazen çok yavaş, bazen de çok hızlı olabilir. Bazı durumlarda elini dizine ya da masaya vurma, ayağını yere vurma, başını sallama, gözlerini kırpma gibi tik biçiminde tekrarlayan hareketler konuşmaya eşlik eder.

Kekemeliğin %90 geçici olmakla beraber %10 kadarı kalıcı olabilir. Psikolojik streslerin yoğun olduğu durumlarda artar (sınav, korku, endişe duygularını yaratan ortamlar, müdür, patron, karşı cinsten arkadaş). Bu gibi stres hallerinde tekrar ettiği görülse de, çoğunlukla altı yaş civarında çocuklar kekeleme sorununun üstesinden gelirler.

Kekemeliğin farklı nedenleri vardır. Bu nedenler çok çeşitli olmakla birlikte, şu başlıklar altında özetlenebilir:

  • Ailesel genetik yatkınlık
  • Travmatik yaşantılar ve korkular
  • Aile içi sorunlar, evdeki kavgalar ve huzursuzluklar, ço­cuğa uygulanan şiddet ve anne-baba arasındaki şiddet.
  • Kayıp ve ayrılıklar.
  • Hatalı anne-baba tutumları
  • Son yıllarda kekemelerde, konuşmanın beyinde yetersiz lateralize olduğu; daha çok, her iki hemisferde de temsil edildiği; bu nedenle konuşmanın kolaylıkla kesilmelere uğrayabileceği ve bunun bir etkene bağlı olduğu görüşü ağırlık kazanmaktadır.

Kekemeliğin ortaya çıkışı, hiç kuşkusuz çocuğun toplum­sal uyumunu aksatır. Çocuk alay konusu olur, konuşmaktan çekinir, her an tutulacağı endişesi içindedir. Çekingenlik, utangaçlık, güvensizlik gibi ek belirtiler gelişir. Bu durum, ço­cuğun arkadaş ilişkilerini ve okul başarısını önemli ölçüde etkiler. Kekemelikten önce de korkak, çekingen, güvensiz olan ve baskılı yetiştirilen çocuklarda ise uyumsuzluk daha da belirgin olur ve sosyal fobi, etrafta konuşmaktan kaçınma, arkadaş ilişkilerinde bozulmalar, ders ve okulda konuşmak istemediği için uyum güçlükleri, içe çekilme, kendini ifade etmekte zorluk, kronik depresyon gibi durumlar görülebilir.

Tedavi:

Psikoterapi psikoterapistler tarafından 8-9 yaşlarından küçüklerde oyun, daha büyük çocuklarda konuşma terapisi yoluyla uygulanır. Kekemelik tedavisinde amaç yalnız kekemeliğin geçmesi değildir. Tedavinin esas amacı benlik saygısını korumaktır. Çünkü kekemelik toplum içinde çocuğu güç durumda bırakır ve benlik saygısını zedeler.

Tüm çocukların önemli olumlu özellikleri vardır. Bunları bulup çıkarıp, dikkatini ve ilgisini bu olumlu yönlerine çevirerek kekemeliğe önem vermemesi öğretmek psikoterapide ki en temel amaçlardan biridir.

Konuşmanın var olan akıcılığını geliştirmek içinse konuşma terapisi uzmanları tarafından, özel konuşma teknikleri uygulanır. Belli bir yaştan sonra kekeleme için konuşma, nefes ve ritim egzersizleri verilir. 6–7 yaşından büyük çocuklarda en etkin tedavi yöntemidir.

Bu egzersizler ile çocuğun durumuna eşlik eden kaygı durumlarını azaltmak amacı ile psikiyatrik ilaç tedavisi de uygulanabilir.

ISRAR EDEN KEKEMELİKLERDE

GEREKLİ MÜDAHALENİN YAPILMASI GEREKİR.

Kekemelik belli bir süre geçmez ise anne babaların zaman kaybetmeden profesyonel bir yardım almaları önerilir.

Close cart
Ara Toplam:  0,00